Düşünmek Bİr Yolculuktur,
Bİz Bu Yolun Notlarını Tutuyoruz

Felsefik Seyyah, İnsanı, tarihi, mitolojiyi ve İnançları yalnızca anlatmaz;

onları birlikte düşünmeye, sorgulamaya ve yeniden anlamlandırmaya çağırır.


Okumak İçin değil, durmak ve düşünmek İçin.

İnsan çoğu zaman hayatın içinde hızla ilerlerken neyi neden düşündüğünü fark etmez; inançları, doğruları ve kabulleri, sorgulanmadan taşınan birer yük gibi zihinde yer eder; Felsefik Seyyah, tam da bu noktada durmayı önerir; düşüncenin hızını yavaşlatmak, sorulara yeniden bakmak ve alışıldık cevapları yerinden oynatmak için.

Burada felsefe bir ders konusu değildir; tarih yalnızca geçmişte kalmış olaylar dizisi değildir; mitoloji masal anlatmaz, inanç sistemleri dogma üretmez; hepsi insanın kendini anlama çabasının farklı yüzleridir; bu site, o yüzlere tek tek bakmak isteyenler için bir yol haritası sunar.



Felsefik Seyyah’ta her başlık, insanın kendini ve dünyayı anlama çabasının bir durağıdır; aşağıdaki alanlar, farklı kapılardan aynı soruya açılır; insan kimdir, neye inanır, nasıl düşünür ve geride ne bırakır.

Felsefik Seyyah, yalnızca içerik üreten bir platform değil; okuyan, düşünen, sahaya çıkan ve araştıran bir topluluğun izlerini taşır; yazılar masa başında değil, yürüyüşlerde, kamplarda, sohbetlerde ve uzun okumaların ardından şekillenir; bu yüzden burada anlatılanlar bitmiş cevaplar değil, açık bırakılmış düşüncelerdir.

Eğer bir metni okuduktan sonra aceleyle başka bir sayfaya geçmek yerine bir an duruyorsan; eğer bir cümle seni rahatsız edip gün boyu aklında kalıyorsa; doğru yerdesin.

Buradan Başlamak İsteyenler İçin :

İnsanı Anlamak
İnsan nedir, neden düşünür, nasıl yanılır.

Antik Yunan: Polis, Demokrasi ve Felsefe
Antik Yunan’da kent yaşamının, düşünceyi ve sorgulamayı nasıl mümkün kıldığını hissetmek için.

İlkel İnançlara Giriş
İnancın, korkudan mı yoksa anlam arayışından mı doğduğunu hissetmek için.

Aristoteles: Akılla Kurulmuş Bir Evren

Antik Yunan düşüncesinin gökyüzünde üç yıldız vardır: Sokrates, Platon ve Aristoteles. Bu üçlü, insan aklının yönünü belirlemiş, yüzyıllar boyunca felsefenin pusulasını oluşturmuştur. Ama bu yıldızlardan biri, diğerlerinden farklı bir ışıkla parlar: Aristoteles.
Onu farklı kılan şey, yalnızca derin sorular sorması değil, aynı zamanda bu sorulara sistematik, gözleme dayalı ve akılcı cevaplar aramasıdır. Platon’un öğrencisiydi; ama hocasının öğretilerine…

Hypatia: Bilgeliğin Işığıyla Parlayan Kadın

İskenderiye’nin dar sokaklarında, kütüphanesinden yükselen bilgelik kokusunda, bir kadın yürüyordu. Saçlarının üstünde sade bir örtü, elinde parşömen ruloları, gözlerinde sarsılmaz bir ışık vardı. Antik dünyanın erkek egemen koridorlarında, Hypatia yalnızca bir filozof değil, aynı zamanda bir meydan okumaydı.
O, matematiğin kesinliğini, astronominin sonsuzluğunu ve felsefenin sorgulayıcı gücünü bir araya getirdi. Ama onu asıl…

Carl Gustav Jung: Ruhun Derinliklerine Yolculuk

20. yüzyılın en çalkantılı dönemlerinde, insan ruhunu anlamaya çalışan bir bilge yükseldi: Carl Gustav Jung. O, yalnızca bir psikiyatr değildi; aynı zamanda bir kâşifti. Ama onun keşifleri okyanuslarda ya da kıtalarda değil, insan zihninin derinliklerinde gerçekleşti.
Jung için ruh, bir buzdağına benziyordu: Yüzeyde görünen bilinç, aslında bütünün çok küçük bir parçasıydı. Onun asıl ilgilendiği, suyun altında gizlenen devasa yapıydı – bilinçdışı. Ve Jung, bu bilinçdışının…

Latmos Dağları – Karia Yolu

Latmos’un kadim kayalıklarında yürürken yalnızca bir coğrafyayı değil, insanlığın binlerce yıllık hafızasını da adım adım takip ettik. Bu galeri, bir trekking etkinliğinin ötesinde; doğa, tarih, mitoloji ve insan arasındaki o derin ve görünmez bağı belgeleyen bir yolculuğun izlerinden oluşuyor. Her karede Bafa Gölü’nün sessizliği, Yediler Manastırı’nın zamana direnen taşları, kaya resimlerinin binlerce yıl önceki insanın nefesi ve ekip olarak taşıdığımız keşif ruhu saklı.

Sizden Gelenler

”Her akşamın bir vedası, her günbatımının bir öğretisi var… Foça’nın koylarında güneş yavaşça denize inerken, zamanın ağırlığı hafifliğe dönüşüyor. Rüzgâr, geçmişin hikâyelerini taşırken, insan kendi sessizliğini duymayı öğreniyor. O an, ne şehir var ne gürültü; sadece deniz, gökyüzü ve içsel bir huzur… Belki de gerçek yolculuk, güneşin batarken bıraktığı o kızıllıkta başlıyor.”
– Ebru AYÇELİK

Animizm: Ruhların Dünyası

Gecenin en sessiz anında bir ormanın kenarında durup rüzgârın yapraklarda yarattığı titreşimi dinlediğinizde, o sesin yalnızca fiziksel bir hareket değil, sanki görünmeyen bir varlığın dokunuşu olduğunu hissettiren bir derinlik taşıdığını fark edersiniz; işte animizmin özünü anlamak için bu duyuyu hatırlamak gerekir, çünkü animist insan için dünya maddelerden değil, fısıldayan varlıklardan oluşur. Göğün bulutları ağır bir ritimle ilerlerken, su kıpırdarken, kuş çığlığı ormana yayıldığında veya ateşin…

Bİr Keşfin Cenahları, Eratosthenes, Batlamyus ve Kolomb.

Euklides’in öğrencilerinden birisi, bir gün bir matematik ispatı öğrendikten sonra, “Peki bu öğrendiğimiz ne işimize yarayacak?” diye sormuş. Bunun üzerine Euklides kölesini çağırmış ve “Gence üç beş kuruş ver, öğrendiklerinden kazanç sağlaması gerekiyor sanırım.” demiş. Gelin bugün, farklı yüzyıllarda ve coğrafyalarda doğmuş, öğrenmeyi seven insanların yanlışlarıyla ve doğrularıyla birlikte yaptığı keşiflerin hikâyesini öğrenelim.